31 Ağustos 2010 | 14:43
5577 okunma
Temelleri 1910 yılında atılan Ankaragücü Spor Kulübü'nün 100. yılını kutlarız. Teksas.org
İmalat-ı Harbiye Usta Mektebi öğrencisi Agâh Orhan’ın başını çektiği grup Altınörs İdmanyurdu’nu kurarken aynı mektebin bir diğer öğrencisi Şükrü Abbas ise Turan Sanatkarangücü’nü kurdu ve tarihler 31.08.1910’u gösteriyordu. Mustafa Kemal Atatürk’ün çağrısı üzerine Ankara’ya geçmiş bulunan Altınörs İdmanyurdu Kulübü mensupları, bir taraftan cepheye cephane yetiştirmek için geceli gündüzlü çalışırlarken, spor tutkularını da yenemiyorlardı. Aralarında yaptıkları görüşmede, Altınörs İdmanyurdu’nun Ankara’da bu defa “Anadolu Sanatkarangücü” adı altında tekrar faaliyete geçirmeye karar verdiler.
İmalat-ı Harbiye Esliha tamirhanesinde çalışan eski Altınörs İdmanyurdu Kulübü mensuplarının kulüplerini Ankara’da Anadolu Sanatkarangücü adı ile tekrar kurmaları üzerine Ankara’ya geçen, İmalat-ı Harbiye tamirhanesinde çalışan demir usta ve işçileri de kulüplerini tekrar canlandırmak istediler ve süratli yapılan hazırlıklar sonunda Turan Sanatkarangücü’nü yeniden kurarak faaliyete geçirdiler. Aynı kurum bünyesinde faaliyette bulunan Anadolu Sanatkarangücü ile Turan Sanatkarangücü kulüplerinin faaliyeti 1923 yılına kadar sürdü. Her iki kulübün başkanı olan tamirhane müdürü Mehmet Nuri iki kulübü birleştirerek 31.08.1923 tarihinde tek çatı altında toplama kararı verdi. 31.08.1933 tarihinde yapılan kongremize İstanbul ve diğer birçok Anadolu illerinden de gelenler oldu. Çok hareketli konuşmaların yapıldığı bu tarihi ve büyük kongrede, kulübümüzün sarı-lacivert olan renkleri aynı kalmak şartı ile “Ankaragücü Gençlik ve Spor Kulübü” adı ile faaliyetini sürdürmesine karar verildi. 1938 yılında yürürlüğe giren 3512 sayılı “Cemiyetler Mıntakavi İsim Kullanamazlar” hükmü nedeni ile adımızı tekrar değiştirmek gerekti.
Spor teşkilatı, 1942 yılında yayınladığı bir genelgede Cemiyetler kanunun “Mıntakavi İsim” bölümünün yanlış anlamlara yol açtığını belirtti. 1942 yılında asker futbolcuların askeri güçlerde oynaması kararına sivil kulüp yöneticileri “dengeyi” bozuyor gerekçesi ile itirazda bulunuyorlardı. Sonuçta 1942 – 1943 sezonu maçlarının Asker – Sivil iki grup halinde oynanmasına karar verildi. Askeri ligde Ankaragücü, Sivil ligde ise Gençlerbirliği şampiyon olmuşlardı. Ankara şampiyonluğu için iki takımın karşılaşması gerekiyordu. İki kulüp arasındaki rekabet bir de asker sivil ayrılığı karışınca bu maçı yönetecek hakem bulmada güçlük çekildi. Sonunda, futbol federasyonu eski başkanlarından Halim Çorbalı’nın teklifi üzerine Gazi Eğitim Enstitüsünde öğretmen olarak görev yapan İngiltere Federasyonuna mensup Mr. Prior üzerinde anlaşma sağlandı. İngiliz hakem, maça iyi bir başlangıç yapmıştı. Hatta lehimize bir de penaltı vermiş bunu Fikret Bilal gole çevirmişti. Penaltı golünü Halim Çorbalı’nın attığı beraberlik golü izledi. Takımımız Saksağan Mehmet’in (Yavuz) attığı gol ile 2 – 1 öne geçmiş ancak Halim Çorbalı’nın golüne mani olamamıştık(2 – 2). Attığımız bir golü hakem saymamış futbolcularımızın yaptığı itiraz sonucunda takımımızdan Kenan Çolak, Fikret Bilal, Mehmet ve Salim Kandemir’i oyundan atmış, takımımız sahada 7 kişi kalmıştı. Sonuçta Gençlerbirliği’ne 4 – 2 yenilerek şampiyonluğu kaybetmiştik. Yöneticilerimiz kural hatası yapıldığı gerekçesi ile maçın tekrarını istemiş, fakat Nevzat Tandoğan’ın bölge başkanı, Kerim Bükey’in bölge müdürü ve İhsan Bayrı’nın futbol ajanı olduğu dönemin yöneticiler, maçın tekrarı yerine kulübümüze bir yıl müsabakalardan men (ligden ihraç) kararı vermişlerdi. Karar tarihinde Fikret Karabudak Askeri Fabrikalar Umum Müdürü ve kulübümüzün hami başkanı idi. Karabudak paşanın etkin girişimleri sonucu ihraç kararı geri alındı ve kulübümüz 1947 yılından itibaren tekrar maçlara katılmaya başladı.
1947 yılında Ankara’da lig maçlarına katılan kulüp sayısı 32′ye yükseltilmişti. Lig heyeti bu yüzden 32 kulübü 8′er takımlık 4 guruba ayırdı. Guruplarında ilk 3 sırayı alacak 12 takım Ankara şampiyonunu belirlemek için aralarında tek devreli maçlar yapacaklardı. Bu maçlar sonucunda 1 – 8 arasında dereceye girecek kulüpler, ertesi yılın amatör birinci kümesini oluşturacaklardı. Lig heyeti askeri takımları Sarı grupta toplamıştı, takımımız bu gurupta Harbolu’nun arkasından bir puan eksiği ile ikinci olmuş ve play-off müsabakalarına katılma hakkını elde etmişti. Play – off müsabakalarının ortasına gelindiğinde Genel Kurmay Başkanlığı askeri güçlerin sivil kulüpler ile maç yapmasını yasaklamış, kulübümüz bu karar gereği lig maçlarından çekilmek zorunda kalmıştı. Bu karar üzerine kulübümüz genel başkanı Tüm General Fikret Karabudak kongreyi toplantıya davet etti. 02.07.1948 günü yapılan kongrede “Cemiyetler Yasasına göre sivil kulüpler arasında faaliyet gösterebileceğimiz yeni bir tüzük hazırlanması” kararı alındı. Komisyon çalışmalarını çok kısa bir sürede tamamlayarak kulüpler arasında maç yapabileceğimiz yeni bir tüzük taslağı hazırladı. Taslak 31.07.1948 günü yapılan kongremizde kabul edilerek “Ankaragücü Gençlik Spor Kulübü” adı ile liglere katılmamız sağlandı. O yılın lig maçlarında iki hükmen yenilgi dışında yenilgi almamış ve ligi 4.sırada bitirmiştik.
Başkentin futbol takımının birinci ligde olması gerektiğini savunan Kenan Evren, o dönemde ikinci ligde mücadele eden kulübün birinci lige çıkartılması talimatını verir. Türkiye Kupası’nı kazanan futbol takımının hangi ligde oynadığına bakılmaksızın birinci lige çıkartılacağına dair kanun düzenlenir ve Türkiye Kupasını kazanan Ankaragücümüz birinci lige çıkar ve o yıldan sonra da ligden düşmez. Bu olaydan itibaren 8 yıl daha yürürlükte kalan yasadan yararlanacak olan başka bir kulüp olmayacaktır. Zira alt liglerden gelerek Türkiye Kupası’nı kazanan başka bir takım henüz olmamıştır.
şu gökçeklerden kurtulursunuz inşallahta yolunuz açılır inşaaaallaaahhh
. Bursa kestel''''den . Anakaragüçlü kardeşlerimize sevgiler -saygılar.
tek kardeşimiz . Ankaragücü
Tüm Bursasporlulardan bir ricam olacak. Biz biz olalım, şampiyonluğun verdiği rehavetle kardeşlerimizi ihmal etmeyelim, onları her koşulda hatırlayalım ve destekleyelim. Bu kardeşlik bize şehadet şerbeti içmiş abimizin emanetidir. Kardeşliğimizi sadece özel günlerde, beraber oynayacağımız maçlarda hatırlamayalım.
Unutmayalım; biz ne kadar BursasporLU'ysak, o kadar ANKARAGÜÇLÜYÜZ..
gururluyuz güçlüyüz ankaragüçlüyüz
her iki kulübümüzün taraftarlar derneklerinden bir ricam var. Yılın belirnenecek bir gününü Bursankara
kardeş günü ilan edelim. Tüm Türkiyeye kardeşlik nasıl olur gösterelim. Selamlar
. Yeşil . İnciler :))